Türk Medeni Kanunu ve Kadınlara Sağlanan Haklar
TÜRK KADININA
SAĞLANAN HAKLAR
Atatürk'ün yapmış olduğu girişimler neticesinde, Türk kadınlarının iktisadi ve siyasal ve de sosyal yaşama tam anlamıyla katılımlarının
sağlanabilmesinin önü açılmıştır.
-Atatürk erkeğe olduğu gibi kadına da insancıl bir açıdan yaklaşarak, kadının da medenî, siyasî ve kültürel haklarda erkek ile eşit tutulmasını
sağlayacak çağdaş atılımları gerçekleştirmiştir.
Çağdaş bir toplum olabilmenin ve çağdaş bir hukuk devleti kurmanın ilk şartı kadının da bir vatandaş ve özgür bir insan olarak haklarını tanımak ve saygı
göstermekti
-Orta Asya Türklerinin bilinen tarihlerine ve göçlerine gidildiğinde, kadının daima güçlü
mevkilerde olduğu görülmüştür. Yedinci yüzyıldan başlayarak, Orhon Kitabelerinde görülen, "devleti bilen Kraliçeler", veya "Hakan ve Hatununun buyruğu ile" gibi sözler, eski Türk kadınlarının eşitlik statüsünü koruduğunu göstermektedir.
29 Ekim 1923: Cumhuriyet ilan edildi. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte kadınların kamusal alana girmesini sağlayan yasal ve yapısal reformlar hızlandı.
3 Mart 1924: Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğrenim Birliği) çıkarıldı. Böylece eğitim laikleştirilerek tüm eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlandı. Kız ve erkekler eşit haklarla eğitim görmeye başladı.
17 Şubat 1926: Türk Medeni Kanunu'nu kabul edildi.
Kanun ile erkeğin çok eşliliği ve tek taraflı boşanmasına ilişkin düzenlemeler kaldırıldı, kadınlara boşanma hakkı, velayet hakkı ve malları üzerinde tasarruf hakkı tanındı. 4 Nisan 1926 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan kanun 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girdirdi.
1930: Belediye yasası çıkarıldı. Yasa ile kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı.
1930: Kadın ve çocukların korunmasına ilişkin ilk düzenleme Umumi Hıfzısıhha Kanunu ile yapıldı. 1930: Doğum izni düzenlendi.
10 Haziran 1933: Kız çocuklarına mesleki eğitim
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız.




















