Osmanlıda İlginç Vakıflar
Osmanlı Ülkesi akla hayale gelmedik envai çeşit vakıfla bezenmiş bir Vakıf Cenneti gibiydi. Prof. Ziya Kazıcı'nın kanaatine göre bu durum; "Müslümanların fazilet, cömertlik, diğerkâmlık ve vatanperverlik gibi millî ve manevî ruh ile heyecanın kuvvetli tezahüründen başka bir şey değil
İşte bu ilginç vakıflardan bazıları...
TÜKÜRÜK VAKFI
Yerlere tükürenlerin sayısı bugün geçmişe nazaran biraz fazla, ama unutmayalım ki, bu kötü alışkanlık önceki devirlerde de görülüyordu. Eskiden de maalesef caddeler ve sokaklar, yerlere tükürülmek suretiyle kirletiliyordu. Devletten veya vakıflardan maaş alan bir takım görevliler, ellerinde birer kap kül ile sokak sokak geziyorlar, nerede tükürük ve balgam görürlerse, üzerlerine bir miktar kül serpmek suretiyle kapatıyorlardı. Böylece gelip geçenleri iğrendiren çirkin manzaraların ortadan kalkmasını sağlıyorlardı.
Fatih Sultan Mehmed'in "tababetle ilgili" vasiyetnamesinde ise, konu hakkında şunlar söyleniyor:
"Ben ki İstanbul Fatihi abd-i âciz Fatih Sultan Mehmet bizatihi alın terimle kazanmış olduğum akçelerimle satın aldığım, İstanbul'un taşlık mevkiinde kâin ve malumü'l- hudut olan 136 bap dükkanımı aşağıdaki şartlar muvacehesinde vakf-ı sahih eylerim. Şöyle ki:
Bahis edilen bu gayr-i menkulatımdan elde olunacak nemalarla İstanbul'un her sokağına, ikişer kişi tayin eyledim. Bunlar ki, ellerindeki bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezeler. Bu sokaklara tükürenlerin, tükürükleri üzerine bu tozu dökeler ki, yevmiye 20'şer akçe alsınlar."
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız.




















