Hoşgörü Teması İle İlgili Veli Mektubu
HOŞGÖRÜ TEMASI İLE İLGİLİ VELİ MEKTUBU
Değerli Velimiz;
Okulumuzda Mart ayının değerler eğitimi teması ”HOŞGÖRÜ” dür. Mektubumuzda çocuklarda hoşgörü değerinin gelişimini desteklemek için neler yapabileceğinizi aktarmaya çalıştık. Sizlere katkısı olması dileğiyle...
"Uygarlık demek, bağışlama ve hoşgörü demektir." |
"Hoşgörü nedir? Hoşgörü insanlığın bir parçasıdır. Hepimizin hataları ve eksikleri var; gelin karşılıklı olarak birbirimizin hata ve eksiklerini bağışlayalım, çünkü hoşgörü doğanın ilk yasasıdır." |
Voltaire |
Uzlaşmacı ve barışçı nesillerin yetiştirilebilmesi için gençlerimize “HOŞGÖRÜ” kavramının benimsetilmesi önemlidir. Anne ve babalar çocuklarını büyütürlerken değerleri ve inançlarını davranışlarıyla göstererek çocuklarına modellik yaparlar. Değerler ancak yaşayarak, yaşatarak öğretilebilir. “Dediğimi yap, yaptığımı yapma” yöntemi, çocuklara değerleri öğretmek için etkili bir yol değildir. Ancak “Yaptığımı yap” sözünün bir çocuğu etkileme ve değiştirme olasılığı yüksek olabilir.
Bugün her zamankinden daha fazla iyilik ve hoşgörüye ihtiyacımız olduğu aşikârdır. Olumsuz birçok davranışın sebebi, yeterince hoşgörülü olamamaktır. Evde, trafikte, sokakta, okulda, işyerinde, kısaca insanın olduğu her yerde eğer hoşgörü yoksa orada bencillik, anlaşmazlık, güvensizlik, tartışma, kavga olumsuzluk adına her şeyi görebilmek mümkündür.
Eğitimli ya da eğitimsiz her insanda görülebilen bir eksikliktir, hoşgörüsüzlük. Peki, bunun sebebi nedir? Bunun birçok sebebi olabilir. Bunlardan en önemlisi: insanın kendisi ile barışık olamamasıdır. Eğer insanın kendisine saygı ve sevgisi kalmamışsa, kendisi ile barışık olması da mümkün değildir.
Düşünün, en son ne zaman aynaya bakıp, kendimize gülümsedik. Bu sabah kaç kişiye merhaba ya da günaydın dedik. Yoksa her gördüğümüz, tanıdığımız kişi için olumsuz mu düşündük? Bu sabah trafikte içimizden kaç kişiye kızdık. Kaç defa yardıma ihtiyacı olan insanları gördüğümüzde başımızı çevirdik. Kaç insanı yeterince dinlemediğimiz için kırdık. Yoksa biz sadece kendimizi mi düşünüyoruz?
Hoşgörü bir vurdumduymazlık değildir. Hoşgörü görmezlikten gelmek hiç değildir. Hoşgörü kendini bilmektir. Hoşgörü sınırları bilmektir. Sınırları bilerek sürdürülen hayat biçimidir. Hoşgörü bir anlayıştır, anlayışlı olmanın adıdır, sevginin yoludur, insanın özüdür.
Ne de güzel özetlemiş hoşgörü ustası Mevlana
-Yıktığın varsa yapacaksın.
-Ağlattığın varsa güldüreceksin.
-Döktüğün varsa dolduracaksın.
-Çıplakları giydirecek, açları doyuracak.
-Az halkı çok edeceksin.
Gel, gel, ne olursan ol yine gel İster kâfir, ister Mecusi, ister puta tapan ol yine gel Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel”
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız.



















