Babalar Günü

“Evin direği” tabiri bize babalarımızı hatırlatır öncelikle. Kültürümüzdeki benzetmeler ve kelimelerin yolculuğu ne güzeldir.

Sivas Valiliği himayelerinde ve Sivas Millî Eğitim Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde yürütülen HEDEF Projesi kapsamında planladığımız çalışmalar devam ediyor. Sivas’ın kıymetli şahsiyeti merhum Kadir Üredi, Şehrin Ahşap Zamanı adlı kitabında eski konakların öyküsünü anlatırken manalı ayrıntılar verir bizlere. Mesela evi ayakta tutacak ve dengesini koruyacak pek çok yapı öğesinden bahseder. Taban, payanda, orta direk, köşe direği, boyunduruk gibi nice ayrıntılar birbirini tamamlarmış konağın inşasında. Köşe direği dikilirken seçilen vakit ve edilen dualar da ayrı bir öneme sahipmiş. Eski konakları ve evleri seyrederken herkesin hissettiği farklıdır büyük ihtimalle. Kimisi için emek, estetik ve sanat ön plana çıkarken kimisi için yuva sıcaklığı, güven ve dayanıklılık ilk akla gelenler olabilir. Evin inşası ne kadar da önemli bir konudur. Ev kuşaklar boyu ayakta kalırken, nice nesilleri dokuyan ve birbirine bağlayan kadim bir yapıdır aslında. Apartman dairesiyle tipik Sivas evleri kültürün yeşermesi ve yaşatılması bakımından kıyas kabul etmez bir farklılığa sahip. “Evin direği” tabiri bize babalarımızı hatırlatır öncelikle. Kültürümüzdeki benzetmeler ve kelimelerin yolculuğu ne güzeldir. Ev başlı başına eğitimin merkezi âdeta ve oraya odaklanmak gerekli evvela... Evin “ev” olabilmesi; inşası, mimarisi, insani özelliklerle kurgulanması, değerlerin yaşanarak yaşatılmasını sağlayacak bir başlangıç noktası aslında. Yuva olan evde yaşlılar, anne, baba, çocuklar ve tabiatın unsurları bir arada bulunurken geniş bir kültürel varlık kendiliğinden yaşamaya devam edebilir. Evin direği olan babalarımız aynı zamanda kültürel birikimleriyle de evin ve ailenin ayakta kalmasını sağlayan kişiler olarak hayatımızı dokumalılar. Sadece maddi ihtiyaçlar ve evin geçimi ile ilgili bir anlayışla sınırlandıramayız zira babalar çocuklarının gözünde her hâliyle örnek olan birer kahraman gibiler. Baba; okuyandır, yazandır, çizendir, çocuğuyla göz teması kurup onu nakış nakış işleyendir. Baba; evladıyla dolu dolu vakit geçiren, sözü mert, dili kibar, duruşu asil ve hâli iyi olandır. Baba; hakka uyan, adaletli olan, sözünde duran, her işinde güvenilir ve emin, boğazından haram lokma geçmeyendir. Baba; vakte uyandır; sabahın bereketiyle işe koyulan, işinde dosdoğru olmak için çabalayan, terazisi yüreğinde, gözü işinde, şükrü gönlünde olandır. Baba; elinde kitap, dilinde şiir, aklında fikrinde bilgi olandır. Babalık da annelik gibi zor ve ulvi bir vazifedir. Nasip olmuşsa eğer kıymeti ve sorumluluğu bilinmelidir.  Bizim kültürümüz anneyi baş tacı ederken, babayı da evin direği olarak görüp her ikisini birbirini tamamlayan bir bütün hâline getirmiş. “Anne” deyince “baba” deriz hemen, ayırmayız birleştiririz. Çünkü evin ve ailenin kıymetini hissederiz… Konu “baba” olunca söyleyecek nice söz vardır ve sözü artık çocuklara bırakmanın zamanıdır…

Geçtiğimiz günlerde okul öncesi eğitim sınıfımızda “Babalar Günü” dolayısıyla bazı etkinlikler yaptık. Sohbet ederek başladık konumuza. Çocuklar babalarıyla ilgili konuşmaya hayli istekliler. Birlikte yapmaktan mutlu oldukları pek çok şey var. Bu yaş grubundaki çocukların sohbetleri oldukça sürükleyici, ilginç, masum ve doğaldır. Anlattıkça yeni konular açılır ve bir de bakmışsınız ki asıl konunun uzağında ama çok güzel bir yerde bulursunuz kendinizi. Biz babalarımızla ilgili konuşurken söz yelpaze gibi açıldıkça açıldı; babaların evde yaptıkları işlerden, telefon ve televizyonla olan bağlarından, güzel davranışlarından ve daha nice konudan bahsedildi. İleride baba olduklarında çocuklarıyla nasıl ilgileneceklerini ve neler yapacaklarını anlatanların yanı sıra çocuklarına koyacağı isimleri düşünen bile vardı. Çocuklar hakikaten çok masumlar… Sohbete virgülü koymazsak az olan zamanımız çabucak biteceği için hemen konuyu toparlayıp resim yapmaya başladık. Her öğrencimizden ayrıntılara dikkat ederek babalarının portre resimlerini çizmelerini istedik. Herkes kendi hâlince çizimlerini yaptıktan sonra hazırladığımız “Babalar Günü” kartlarını öğrencilerimize dağıttık. Çocuklarla toplantı yapıp, özel günlerle ilgili biraz sohbet ettik. Babalarının elini öperek ve kartlarını verip sarılarak sevgilerini gösterebileceklerini konuştuk. Çocuklar babalarından bahsederken gözleri parlıyor. Bu parıltı bizde şöyle bir temenni oluşturdu: Çocukların aileleriyle birlikte güvende olmaları ve sevgiyle büyümeleri ne kadar da değerli. Her çocuk, aile çatısı altında, anne babasıyla huzur içinde boy versin ve baba olma bilincine sahip tüm babaların ömürleri bereketlensin. Önceden yazdıklarımızı yineleyelim:

Gözyaşlarını görünmez bir perdenin ardında akıtan, candan öte can, gece gündüz dua eden adam; babam… Şöyle tâ yürekten “babam” dediğinde bir evlat, neler neler hisseder? Babam; güvendiğim sağlam çınarım, düşersem kaldıranım, bakışlarıyla terbiye edenim, tebessümüne hüzün katanım, okuyanım yazanım, merhametiyle kuşatanım… Dünyanın yükünü sırtında taşır, yine de dik durur babalar. Ulu çınarın gölgesinde boy verir, geleceği mayalayacak evlatlar. Baba olma bilincini taşıyan tüm babaların, bilhassa şehit babalarının  “babalar günü” kutlu olsun.

Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız.

Sivas Merkez Süleyman Sami Kepenek İlkokulu

Yorumlar (0)
Resimsiz
Yorumunuz en az 10 karakter olmalıdır.(0)