Bakan Tekin, "Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi"ne Katıldı
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul'da düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi"nde, liselere 2025-2026 eğitim öğretim yılında kayıt yaptıran öğrencilerin yaklaşık yüzde 43'ünün mesleki ve teknik eğitim veren okulları tercih ettiğini vurguladı.
Bakan Tekin, Millî Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünce, mesleki eğitimin Türkiye Yüzyılı vizyonuna uygun biçimde güncellenmesi ve iş gücü piyasasıyla uyumunun güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi"ne katıldı. Zirvede yaptığı konuşmada Türkiye'nin mesleki ve teknik eğitim alanında köklü bir geleneğe sahip olduğunu vurgulayan Tekin, zirveyi "eğitim sistemi ile üretim hayatı arasındaki ilişkiyi güçlendirecek kalıcı bir iş birliği zemini" olarak tanımladı.
Bakan Tekin, Türkiye'de mesleki ve teknik eğitimin uzun bir geçmişe sahip Ahilik geleneği tarafından oluşturulan bir değer sistemi olduğunu belirterek, "Ahi Evran'la kurumsallaşan bu yapı, mesleğin teknik yönüyle birlikte iş disiplinini, doğruluk ilkesini, topluma karşı sorumluluk bilincini ve çalışma ahlakını da esas alan bir eğitim anlayışının göstergesidir. Tevarüs ettiğimiz bu birikim, bizlere mesleki eğitimin Türkiye'nin kültürel ve ekonomik yapısıyla uyumlu gelişmesini sağlayan önemli bir arka planı da sunar." diye konuştu.
Zirvede üç gün boyunca yeni meslek alanları, çerçeve programların güncellenmesi, sektör taleplerinin analizi, yeşil ve dijital dönüşüm konuları, meslek etiğinin öğretim programlarına yansıtılması ve istihdamla arttırılması üzerine derinlemesine analizler yapılıp fikirlerin ortaya konulacağını aktaran Tekin, konuşmasına şöyle devam etti: "Küresel ölçekte yaşanan hızlı teknolojik dönüşüm, eğitim sistemlerinin de yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Yapay zekâdan dijital üretim teknolojilerine kadar pek çok alandaki gelişme, mesleki ve teknik eğitimin yönünü doğrudan etkilemekte, geleceğin mesleklerine hazırlanmak için yeni bir yaklaşım ihtiyacını da ortaya çıkarmaktadır. Biz de Millî Eğitim Bakanlığı olarak bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu kapsamda bugün ülkemiz adına önemli bir eşiği temsil eden bir yaklaşımı sizlerle paylaşmak için bir aradayız. Tam da bu noktada, "meslek 5.0"ın, birkaç teknolojik düzenleme veya dijital modülle sınırlı bir model olmadığının altını çizmek isterim. Bu model, sanayinin dönüşümünü, iş gücü talebini, üretim süreçlerindeki otomasyon seviyesini, yapay zekâ tabanlı karar mekanizmalarını ve insan becerilerinin insan merkezli yeni konumunu birlikte okuyan bütüncül bir çerçevedir."
"Çevre dostu teknolojilerle ilgili içeriklerin artırılması önemli hedeflerimiz arasında" Tekin, Türkiye'de iş dünyasının talep ettiği nitelikler incelendiğinde dijital okuryazarlık, veri analizi, programlama temelleri, dijital tasarım, robotik uygulamalar, enerji verimliliği, çevre teknolojileri ve sürdürülebilir üretim modellerinin öne çıktığını kaydetti. Mesleki ve teknik eğitim programlarının bu gelişmelere uyum sağlayacak biçimde yeniden yapılandırılmasının sektörler arası rekabet gücünün korunmasındaki önemini de çok iyi gördüklerini söyleyen Tekin, "Yeşil dönüşüm, özellikle üretim süreçlerinde karbon ayak izinin azaltılmasını, atık yönetiminin iyileştirilmesini, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını ve çevreye duyarlı üretim tekniklerini gerekli kılmaktadır. Bu nedenle meslek alanları ve dallarında çevre dostu teknolojilerle ilgili içeriklerin artırılması, öğrencilerin bu konuda bilinçlendirilmesi ve uygulama becerilerinin geliştirilmesi bu program kapsamında önemli hedeflerimiz arasındadır." ifadelerini kullandı.
Mesleki ve teknik eğitimde mevcut duruma ilişkin verileri de paylaşan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hâlihazırda genel müdürlüğümüze bağlı mesleki ve teknik Anadolu liseleri, çok programlı liseler ve meslek eğitim merkezlerinde eğitim vermekteyiz. Buna ilave olarak Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğümüz bünyesinde bin 500'e yakın farklı, yetişkinler için, mesleki kursların bulunduğunu da ilave olarak hatırlatmak isterim. Bu okullar Anadolu Teknik Programı, Anadolu Meslek Programı ve Mesleki Eğitim Merkezi programı çerçevesinde diploma, iş yeri açma belgesi, kalfalık belgesi ve ustalık belgesi verecek şekilde planlanmıştır. 2024-2025 eğitim öğretim yılı itibarıyla toplam 3 bin 954 okulumuz, bu okullarda okuyan 1 milyon 536 bin 242 öğrencimiz var. Bu öğrencilerimiz dışında 408 meslek eğitim merkezimizde 420 bin öğrencimiz var. Totalde baktığımızda, mesleki ve teknik eğitimde zorunlu eğitim çağındaki öğrencilerimizin toplam ortaöğretim öğrencilerine oranı yaklaşık yüzde 40." Tekin, 28 Şubat sürecinin mesleki ve teknik eğitime ağır darbe vurduğuna işaret ederek katsayı uygulaması döneminde mesleki ve teknik eğitimdeki öğrenci oranlarının yüzde 17'lere kadar gerilediğini, 2002'den sonra yasakların kaldırılması ve mesleki eğitimi güçlendiren politikalarla bu oranın sürekli arttığını anlattı.
Liselere 2025-2026 eğitim öğretim yılında kayıt yaptıran öğrencilerin yaklaşık yüzde 43'ünün mesleki ve teknik eğitim veren okulları tercih ettiğini belirten Bakan Tekin, bu okullardan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezî sınavında yüzde 5'lik dilime giren öğrencilerin bulunduğunu da vurguladı. Bakan Yusuf Tekin, 2014'ten itibaren mesleki ve teknik eğitimde radikal dönüşümleri hayata geçirdiklerini, sektörde saha tecrübesi olan kişilerin okullarda eğitim vermesinden müfredatın sektörle birlikte belirlenmesine, öğrencilerin iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı sigortalanmasından asgari ücretin belirli oranında harçlık ödenmesine pek çok uygulamanın bu dönemde hayata geçirildiğini söyledi.
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız.




















