AĞAÇ VE ORMAN SEVGİSİ

AĞAÇ VE ORMAN SEVGİSİ

   

İnsan yaşamı açısından ağaç ve ormanın büyük önemi vardır. Hava su ve toprakla ilgili birçok konu ağaçla ilgilidir. Havanın zehirli gaz ve zararlı tozlardan temizlenmesini; toprağın¸ yağmur ve rüzgârın tesiriyle erozyona uğramaktan korunmasını; suyun toprak tarafından tutulmasını ve kaynakların beslenmesini ormanlar sağlar.

İnsan yaşamı açısından ağaç ve ormanın büyük önemi vardır. Hava su ve toprakla ilgili birçok konu ağaçla ilgilidir. Havanın zehirli gaz ve zararlı tozlardan temizlenmesini; toprağın¸ yağmur ve rüzgârın tesiriyle erozyona uğramaktan korunmasını; suyun toprak tarafından tutulmasını ve kaynakların beslenmesini ormanlar sağlar. Ayrıca sel ve heyelan oluşmasını¸ toprak kaymasını önleyerek can ve mal kaybının önüne geçmek gibi birçok önemli faydalar sağlar. Ülkemizde ağacın miktarı arttıkça çevre sorunları azalmaktadır. Ağaç ve orman yok edildikçe de sorunlar artacaktır.
Ağaç ve ormanların doğaya kazandırdıkları güzelliklerle psikolojik hayatımıza¸ mutluluk ve huzurumuza¸ eğlence ve dinlenmemize katkıları saymakla bitmez. Ağaçsız medenî bir hayat düşünülemeyeceği gibi¸ dünya üzerinde insan hayatının varlığı ve devamı da düşünülemez.1 Ormansız bir dünya¸ kaybedilmiş bir dünyadır. Ormanlar dünyamızın yağmur dengesini düzenliyor ve atmosferimize oksijen sağlıyor. Tropik ormanlar dünyamızın akciğeri görevini yapıyor.2 Ormanlar hava kirliliğini¸ zehirli gaz ve tozları tıpkı bir filtre gibi emer ve yok eder.
Ağacın bu kadar faydalı olması¸ Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerde geniş olarak yer almasına neden olmuştur. Ağaç¸ bağ ve bahçelerden o kadar çok akıcı bir üslupla bahsedilir ki¸ bu sâyede her dikkatli Kur’ân okuyucusunda¸ bir ağaç¸ bağ ve bahçe bilinci oluşur. Allah bu dünyayı yaratırken¸ onu ağaçlar¸ bağ ve bahçeler ile süslemiş ve insanın istifadesine sunmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’de ağaç 26 yerde¸ ağacın bir araya gelmesiyle meydana gelen bağ¸ bahçe ve cennet anlamındaki kelimeler 146 yerde geçmektedir.
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de “Allah¸ su ile sizin için ekinler¸ zeytinlikler¸ hurma ağaçları¸ üzümleri ve meyvelerin her birinden birçok rızklar bitiriyor”.3 buyurmaktadır. Başka bir âyette de¸ “İnsanlar yediğine bir baksın! Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık; sonra toprağı göz göz yardık da oradan ekinler¸ üzüm bağları¸ sebzeler¸ zeytin ve hurma ağaçları¸ iri ve sık ağaçlı ormanlar¸ meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar sizin ve diğer canlıların yararlanması içindir”.4 buyurmuştur.
Görüldüğü gibi bu âyetler su¸ ağaç¸ toprak ve bahçelerden bahsederek¸ tabiatı oluşturan bütün unsurlar arasındaki dengeye dikkatimizi çekmekte ve bizi uyarmaktadır. Bunlarla zımnen¸ dengeyi bozmayacak¸ ağaç ve ormanı sevecek davranışlar geliştirmemiz istenmektedir.
Kur’ân’da geçen cennet ve bahçe tasvirleri arasındaki benzerlik¸ insanları cennet gibi bol ağaçlı¸ koyu gölgeli¸ her çeşit meyve ağaçları ile dolu bahçeler oluşturmaya teşvik ederek bu dünyada iken cennet nimetini tatmayı aklımıza getirmektedir. Cennet zaten bahçe demektir. Kur’ân-ı Kerîm’de ağaca verilen önem cennet benzetmesiyle bir kat daha artmaktadır.
Sevgili Peygamberimiz de hadislerinde¸ “Elinizde bir ağaç fidanı varsa¸ kıyamet kopmaya başlasa bile¸ eğer onu dikecek kadar vaktiniz varsa¸ mutlaka dikiniz”.5 “Kim ağaç dikiminde bulunursa¸ onun için ağaçtan meydana gelen ürün miktarınca Allah sevap yazar”.6 “Müslümanlardan bir kimse ağaç dikerse¸ o ağaçtan yenen ürün mutlaka onun için sadaka olur. Kuşların ve diğer canlıların yediği de onu diken insan için sadakadır. Kişi ölmüş olup da kabirde bile olsa¸ diktiği ağacın meyvesinden yiyenler veya faydalananlar olduğu müddetçe ona devamlı sevap yazılır¸ unun sevap defteri kapanmaz”.7 buyurmuştur. Görüldüğü gibi Hz. Peygamber’in ağaç ve ormana verdiği önem açıktır.
Atalarımız ağaç dikmeye ve var olan ağaçları korumaya çok önem vermiştir. Fatih Sultan Mehmed’in “Ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim” deyişi meşhurdur. Bunlardan dolayı bu güzel ülkemizde Müslüman Türklerin asırlardan beri gölgesinde dinlendikleri ve hâlâ günümüzde varlıklarını sürdüren birçok çınar ağacı ve ormanlık alan bulunmaktadır. Bize düşen ağaç ve ormanlarımızın tahrip edilip bilinçsiz kesilmemesi ve yangın tehlikesine karşı her türlü önlemlerin alınarak bu eşsiz değerlerin korunmasıdır.
Ormanları ve ağaçları sadece kağıtlık odun¸ kereste ve ticarî araç olarak görmek yanlıştır. Çünkü ağaç ve ormanlar¸ toprak oluşturur¸ iklim dengesizliklerini yumuşatır¸ yağışlı fırtınalara set çekerek su taşkınlıklarını ve selleri önler¸ kuraklık tehlikesine engel olur¸ şiddetli yağmurların toprağı aşındırmasını ve toprağın sıkılaşmasını önler¸ kumsalları çamurlaşmaktan korur; ayrıca bütün canlıların yaklaşık yarısını içinde barındırırlar ve atmosferdeki dengeyi sağlayarak yaşamak için gerekli koşulları oluştururlar.8 Bu kadar faydalı ve kıymetli olan ağaç ve ormanlarımızı korumamız gerekir.
Eski Türk toplumlarında hatıra ağaç dikme âdeti vardı. Bu¸ ağaç ve orman sevgisini gösteren önemli bir gelenektir. Bilindiği gibi¸ eskiden doğan bir çocuk¸ ölen bir insan ve askere giden bir genç için ağaç dikilirdi. Ağacın¸ dikene veya adına dikilen kimseye dua ettiğine¸ onun gölge ve meyvesinden istifade edenler oldukça meydana gelecek sevabın o kimseye gideceğine inanılırdı. Böylece ağaç ve orman sevgisi bütün insanlara öğretilirdi.
Orman ve ağaçın hangi bakımdan önemli olduğunu birkaç örnekle şöyle açıklayabiliriz:
1. Ormanlar; mobilya¸ kağıt ve gıda maddesi temini açısından önemlidir.
2. Dünyada yaşayabilmemiz için yakıt ve oksijen kaynağı oluşturur.
3. İlaç temini ve kimya sanayiinde hammadde olarak kullanılmaktadır.
4. Yaban hayatı¸ estetik ve genetik kaynaklarla bilimsel değerler sağlar.
5. Ağaçlar¸ çok işlek yollarda gürültüyü engeller ve güzel görüntü sağlar.
6. Irmak ve akarsulardaki su miktarı büyük oranda ormana bağlıdır.
7. Yağmurun yağması ve içme suyu ihtiyacının karşılanması için ağaç ve orman gereklidir.
8. Çevre sağlığı açısında ağaç ve orman birinci dereceden önemlidir.
9. Ülkemizde Çevre ve Orman Bakanlığı¸ ağaç ve orman haftaları ve çeşitli etkinliklerle halkımız bilgilendirmelidir.
Orman alanlarında hayvan otlatma¸ ormanların doğal olarak gençleşmesini önleyecek ve yok edilmesine neden olacaktır. Yakacak ve diğer ihtiyaçların karşılanmasında¸ aşırı bilinçsiz yararlanma ile orman yangınları da afet haline gelmektedir.
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de¸ “Yıldız¸ bitki ve ağaç Allah’a secde ederler¸ göğü Allah yükseltti ve mîzânı (yani dengeyi) o koydu. Sakın bu dengeyi bozmayın.”9 buyurmuştur. Görüldüğü gibi Allah evrende doğal dengenin bulunduğuna dikkatimizi çekiyor ve bunu korumamız gerektiğini vurguluyor.
Allah bizlere¸ havasıyla¸ suyuyla¸ bitki örtüsüyle¸ ağaç ve ormanlarıyla bu güzel vatanı emanet etmiştir. Eğer hayatımızı devam ettirmek istiyorsak bütün bireyler olarak bizler ağaç ve ormanlarımızı sevelim ve yangınlardan onları koruyalım.

Paylaş
Kaynak: Bu haber, okulun M.E.B.'na bağlı internet sitesinden alınmıştır. İçeriğe ait hatalı veya yanlış bilgilerden sitemiz sorumlu değildir.
YORUM YAZ
 
İlk yorum yapan siz olun.